kaygi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaygi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Lavanta Çayının Faydaları



Akdeniz’in güneşli, taşlık ve dağlık bölgelerine özgü bir bitki olan lavanta günümüzde Güney Avrupa dışında Avustralya, Arap Yarımadası, Rusya, Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde yetiştirilmektedir. 60-100 santimetre yüksekliğe kadar uzayabilen bitki çok dallıdır ve yeşil yaprakları yukarı doğrudur.

Lavantaya güzel kokusunu mor, mavi-mor renkli çiçeklerinin içinde bulunan yağ verir. Lavanta kokulu ürünler bu yapraklardan elde edilen öz ile hazırlanmaktadır. Geleneksel olarak parfüm yapımında, bahçe bitkisi ve dekoratif amaçlı olarak kullanılan bitki en iyi gün boyu güneş gören ortamlarda yetişmektedir.

Uykusuzluğa iyi gelir
Sakinleştirici özelliği vardır
Kaygıyı giderir
Stresi azaltır
Şişkinliği alır
Kolik tedavisinde kullanılır
Depresyon belirtilerini hafifletir
Migren nedeniyle oluşan baş ağrısına iyi gelir
Soğuk algınlığının çabuk geçmesine yardımcı olur
Öksürüğü alır
Astım belirtilerini hafifletir
Solunum yollarını rahatlatır
Terlemeyi arttırır
Ateş düşürücüdür
Ağız kokusunu giderir
Kabızlık ve ishale iyi gelir
Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar
Bağışıklık sistemini güçlendirir


Lavanta Çayı Nasıl Hazırlanır?

2 bardaklık su kaynatın ve ateşin üzerinden alarak 2 çay kaşığı kurutulmuş lavanta koyun. Demliğin kapağını kapatıp 5-10 dakika kadar demlenmesini bekledikten sonra içebilirsiniz. Zaman içinde damak tadınıza göre sizin için en uygun olan lavanta miktarını ve demleme süresini belirleyebilirsiniz. Tatlandırmak için bal ve birkaç damla limon kullanabilirsiniz.

Lavantanın Sağlığa Faydaları

Lavanta çayı tarih boyunca sinirleri yatıştırmak, uyku bozukluklarının tedavisinde, romatizma ağrılarını hafifletmek için tüketilmiştir. Ancak lavanta sadece çay formunda değil yapraklarından elde edilen yağ ile kas ağrılarını hafifletmek, akne tedavisi, saç köklerini güçlendirmek gibi farklı kullanım alanlarına sahiptir.

Uyku getirmesi için halk arasında yastığa bir kaç damla lavanta yağı damlatmak oldukça popüler bir uygulamadır. Yine yağ olarak yanık ve açık yaraların temizlenmesinde kullanılır. Maden suyuna birkaç damla lavanta damlatıp güneşten yanmış cilde sürerek yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Düzenli olarak lavanta yağıyla saç derisine masaj yapıldığında saç derisi yumuşar ve saç kökleri güçlenir.

Özellikle yaz aylarında sinek ve böcek sokmasından korunmak için bir miktar ayçiçek yağı içine bir kaç damla lavanta yağı damlatarak cildinize sürebilirsiniz.

Bitki uzmanları lavanta yağını mantar enfeksiyonları, açık yaralar, sivilce, egzama tedavisi için tavsiye etmektedir. Yağ bu tip cilt hastalıklarında yayılmayı engeller ve cildin sorunlu bölgesinde gözle görülür iyileşme sağlar.

Lavanta Tarihi

Lavanta yüzyıllardır farklı toplumlarda analjezik, anti bakteriyel, anti fungal, antidepresan, kas spazmlarını giderici, gaz giderici, yatıştırıcı ve uyku bozukluklarını düzenleyici bir şifalı bitki olarak kullanılmaktadır. Lavanta özü akne, egzama gibi cilt rahatsızlıklarının tedavisinde tarih boyunca kullanılmış. Eski Mısır mumyalama işleminde kullanılan bitki Hindistan ve Tibet’te psikolojik sorunların tedavisinde kullanılmış.

Lavanta Yan Etkileri

Lavanta gibi sağlığa faydaları kabul görmüş ancak kullanımı ve etkisi hakkında yeterli bilimsel çalışma bulunmayan bitkileri tüketirken genel sağlık koşullarınızı göz önüne almalı ve kullanım miktarını iyi belirlemelisiniz. Bu tip alternatif tedavi yöntemlerini kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışmak en doğru yol olacaktır.

Lavanta bazı insanlarda alerjik reaksiyona neden olabilir. Bulantı, kusma, baş ağrısı ve titreme gibi yan etkilere rastlanabilir. Cilt üzerinde topikal olarak kullanıldığında ciltte kızarıklıklara ve tahrişe neden olabilir.

Ağız yoluyla alındığında kabızlık, baş ağrısı ve iştah artışı gibi yan etkiler görülebilmektedir. Hamile ve emzirme dönemindeki kadınların lavanta çayı içmesi tavsiye edilmez.

Lavanta kullanımının modern ilaçlarla etkileşimi konusunda henüz bir araştırma bulunmamasına karşın yatıştırıcı etkisi olduğu bilinen lavantanın anti depresan ilaçların etkisini arttıracağı yönünde görüşler bulunmaktadır. Depresyon tedavisinde kullanılan ve kaygı giderici ilaçlar olan lorazepam (Ativan), diazepam (Valium) ve alprazolam (Xanax) ile birlikte kullanılması önerilmez.

Uykusuzluğa İyi Gelen Bitki Çayları



Hafif ve orta dereceli uykusuzluk problemleri, kasları rahatlatan ve sinirleri sakinleştiren bitkisel çaylar ile hafifletilebilir. Bu çaylar aynı zamanda daha kaliteli ve derin bir uyku sağlayarak gün içinde enerjinizin yüksek kalmasını sağlayabilir.

Sakinleştirici etkisi bulunan papatya, sarı kantaron, kediotu, şerbetçiotu gibi bitkilerden elde edilen çayları içerken dikkat edilmesi gereken nokta aşırıya kaçmamak ve özellikle depresyon, uyku ilaçları ile birlikte kullanmadan önce doktora danışmaktır.

Eğer bu çayları gereğinden fazla içerseniz gece uykunuz bölünebilir. Uykuya geçişi kolaylaştıran bitki çaylarını yatağa girmeden 1 saat önce içebilirsiniz.


Çarkıfelek Çayı

Sakinleştirici, kasları rahatlatıcı ve ağrıyı hafifletici özelliği bulunan çarkıfelek (Passiflora enkarne), sedatif ve analjezik özellikleri nedeniyle Aztekler tarafından kullanılmıştır. Bitki içerisinde bulunan “harmin” bileşeni “mutluluk ve iyi hissetme hali” yaratarak uykuya dalmayı zorlaştıran zihin karışıklığını ve düşünceleri ortadan kaldırır. Çarkıfelek bitkisinden elde edilen özler 2. Dünya Savaşı sırasında Alman ordusu tarafından “gerçeklik serumu” olarak kullanılmıştır. Aşırı tüketimi halsizliğe neden olabilir. Alkollü içecekler ve sinirleri yatıştıran (depresyon, kaygı ve uyku ilaçları gibi) ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.

Kediotu Çayı

Kediotu çayı özellikle ağrı, adet sancısı, kaygı, sindirim sorunları, kramplar nedeniyle yaşanan uykusuzluk için kullanılabilir. Kas ağrılarını ve spazmlarını hafifletir, sindirim sistemini sakinleştirir ve kan basıncını düşürür. Bitki üzerine yapılan çalışmalar etkili bir uyku düzenleyici olduğu yönünde sonuçlara sahiptir. Uyku getiren ve sinirleri sakinleştiren diğer bitkilerde olduğu gibi kediotu çayı da merkezi sinir sistemini etkilediğinden her akşam kullanılmamalıdır. Bazı insanlarda heyecan duygusuna yol açarak uykuyu kaçırabilir.

Şerbetçiotu Çayı

Rahatlatıcı, uyku getiren ve antiseptik olan şerbetçiotu bitkisi gerginlik ve kaygı nedeniyle yaşanan uykusuzluk sorunu için kullanılabilir. Huzursuzluğu hafifletirken, hazımsızlığa iyi gelir ve baş ağrısını azaltır. Eşit miktarda papatya çayı ile karıştırılabilir. Depresyon hastalarına önerilmez ve hamilelik döneminde kullanılmaması gerekir.

Papatya Çayı

Uykusuzluk için ülkemizde en çok tüketilen çaylar arasında yer alan papatya çayı hazmı kolaylaştırır, kas spazmlarını hafifletir, ağrı kesici ve antiseptiktir. Hafif dereceli uyku sorunları için oldukça etkili olan papatya çayı eşit miktarda şerbetçiotu bitkisiyle karıştırılabilir.

Diğer Çaylar

Limon otu, oğul otu, kovanotu, acem otu olarak da bilinen melisa çayı sakinleştirici özelliği ile uykuya geçişi kolaylaştırır. Stres ve kaygıya bağlı uykusuzluk için yatmadan 1 saat önce tüketilebilir.

Antik Yunan zamanında orta dereceli depresyon tedavisinde kullanılan aslan kulağı bitkisinin sakinleştirici etkisi bulunmaktadır. Kan inceltici ilaç kullanıyorsanız aslan kulağı içmeden önce doktorunuza danışın. Bazen mide bulantısına yol açabilir.

Hafif ve orta dereceli depresyon tedavisinde kullanılan sarı kantaron çayı sakinleştiricidir ve kaygıyı azaltarak uyku kaçıran düşüncelerden kurtulmanıza yardımcı olabilir. İçinde bulunan “melatonin” adlı bileşen uyku kalitesini arttırır.

Önlemler

Bitkisel çayları tüketirken aynı ilaç kullanıyormuş gibi dikkatli olmak gerekir. Çünkü bitkiler, ilaçlar gibi vücutta bazı değişikliklere yol açmaktadır. Uykusuzluğa iyi gelen çaylar özelinde ise bu çayların merkezi sinir sistemini etkilediğini unutmamak gerekir. Bu çayları her akşam içmek ilerde daha ciddi uykusuzluk sorunlarına neden olabileceğinden kontrollü olarak içilmelidir. Gebelik ve emzirme döneminde bulunan kadınlarla düzenli olarak uyku, depresyon, tansiyon, şeker ve diğer rahatsızlıklar için ilaç kullananların doktora danışmadan bu çayları tüketmemesi gerekir.

Uykusuzluk İçin Diğer Öneriler

Yatağa girmeden 2-3 saat önce son yemeğinizi yiyin.
Kafeinli içeceklerden uzak durun. Yeşil çay gibi bazı çayların da kafein içerdiğini unutmayın.
Yatak odasında televizyon izlemeyin.
Her akşam aynı saatte yatağa girmeye çalışın ve sabahları aynı saatte kalkın.
Gün içinde uyumayın.
Uyarıcı ilaç kullananlar alternatifler için doktora danışmalıdır.
Yatak odasını karanlık ve serin tutun.
Gece saatlerinde çikolata gibi enerji veren atıştırmalıklar tüketmeyin.

Gündüz saatlerinde yapılan egzersizler gece uykuya geçişi kolaylaştırır.